Bir köy evinde yaşlanmak istiyorum. Bahçesinde çok sayıda meyve -illa ki limon, dut, erik- ağaçlarının olduğu, yaşlı bir kestane ağacının ise hepsine yukarıdan bakarak görkemini sergilediği bir köy evinde.
Diktiğim ortancalar pembe-mavi kafalarını her yerden çıkarmalı, kasımpatları hiç çiçeksiz kalmamalı, güller budarken ellerimi kanatmalı. Bir de küçük kaktüs bahçesi olmalı, her koşula dayanıklı bilge kaktüsler kalabalık bir aile gibi bir arada yaşamalı orada.Ve tabiki tadına doyulmaz domatesleri, çıtır çıtır biberleri sulamalıyım her akşam.Yaptığım yemeklere taze koparttığım fesleğenleri, kekikleri katmalıyım. Bahçemde birde , beni görünce gözleri parlayan köpeğim olmalı.
Gün sadece dört vakitten ibaret olmalı; sabah,öğle,akşam ve gece. Sabah gün ağarırken geçen koyun sürülerinin çan sesleriyle uyanmalıyım.Asmalı çardağımın altında resim yaparken köy camisinden gelen ezan sesini dinlemeliyim. Akşamları kucağımda yatan kedimle üzerime yağmur gibi yağan yıldızları seyretmeliyim.
Salçalar, tarhanalar yapmalı, reçeller kaynatmalı, biberler-patlıcanlar kurutmalı,turşular kurmalıyım.
Komşularımla, dostlarımla havadan, sudan ,köyden konuşmalı, gülerek diğer komşuların dedikodusunu yapmalıyım.
Bir köy evinde yaşlanmak istiyorum, yan komşum olur musun ?
