Ev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Aralık 2011

Maceranın tadı...




M.Yeşim GÖZÜKARA


Günlerden kombimin çalışmaya başladığı ilk, gribimin ise son günüydü...

Akşam vakti, arka balkonuma panjurları kapatma niyeti ile çıktım ve evin soğumaması için balkon kapısını kapattım. Panjurları tek tek indirirken bir çok apartmanla birlikte benim balkonumun da  baktığı   küçük yeşil alanda bir kadının kedileri beslediğini gördüm.

İşim bitince geri döndüm ve aaa... balkon kapısı açılmıyor...

Kolu aşağı indir yukarı kaldır açılmıyor, kilitli  kaldım mı balkonda...

Sanırım kapı kilitli pozisyondayken kapıyı çektim ve kendiliğinden kitlendi. Evde benden başka kimse de yok... telaşla panjuru açıyorum ve bakıyorum ki kedileri besleyen kadın uzaklaşmaya başlamış... arkasından seslenip durumumu anlatıyor, 4-5 apartman ilerde oturan annemin evini tarif ediyorum, onda yedek anahtar var gelip beni  kurtarır.

Kadın tamam diyor, gidiyor...

Ben uğraşmaya devam... ya kadın çeker giderse (ya da sonrasında bir arkadaşımın dediği gibi alzheimer'sa  ve anında unutmuşsa) napacam? alt komşunun panjurları da kapalı... çevredeki apartmanlarda seslenecek kimse de görünmüyor... bağrınsam da mahallenin delisi mi olsam ?

Aşağıda iki kat var... inebilir miyim ki... yoksa sabah yere yapışmış cesedimi mi bulurlar?

Bulurlarsa nasıl düştüğümü anlayan çıkar mı acaba, belki de intihar ettiğimi düşünürler...

"rahmetli kaloriferinin yandığı ilk gün gitti" :)) 

Yaşlı annemi düşünüyorum, telaşlanacak şimdi, evin anahtarını bulabilecek mi, bulsa açabilcek mi?  hadi eve girdi balkon kapısını açabilecek mi? herşeyi unutan , kafası karışık yaşlı bir insan için hepsi ayrı problem...

camdan içeri bakıyorum, ışıkları yanan evim ne de güzel ,huzurlu gözüküyor ...

sonunda kapının açılmayacağına ikna olup yandaki yatak odası penceresine yöneliyorum... sıkı kapatılmamış pencere biraz yüklenmemle hop açılıyor,  içerdeyim...

bi koşu kapıya gidiyor,  ayakkabımı giydiğim gibi dışarı çıkıyorum... kedisever kadının balkonun altına doğru yürümekte olduğunu görüp önce onu yakalıyor ve teşekkür ediyorum, kedi sevenlere güveneceksin demek ki...

Ardından elinde bulduğu tüm anahtarlarla benim apartmana doğru yürümekte olan annemin yanına gidip herşeyin yolunda olduğunu söylüyorum, içi rahatlıyor ve evine dönüyor (ama on dakika sonra telefon açıp bi kontrol etmeyi ihmal etmiyor:))

boşalmış sinirlerimle kendime gülerek evime dönüyorum...











12 Ekim 2011

Seç bakalım...

Hikmet Barutçugil



Bu yıl uzun uzun ev aradım. Esnaf ağızlı, ısrarcı emlakçılarla dolaştım. Acayip mutfaklar, yamuk  odalar,yumuk salonlar, komik balkonlar gördüm. ”Bakımlı” denen evleri gördükçe “keşke bir tane bakımsız ev bulsam da gönlüme göre yaptırsam diye hayal ettim.

Sonra hayalim gerçek oldu ve çok bakımsız bir ev satın aldım. 30 yıllık mutfağı, turuncu desenli fayansları, tarihi kalebodurları ve kartonpiyerleri ile oldukça kasvetli bir yaşlı eviydi bu.

Evimin eski sahipleri güç bela ve nerdeyse kavga dövüş taşındıktan sonra tadilat başladı. Önce tüm dolaplar ve kartonpiyerler söküldü, elektrik, su tesisatları elden geçti, mutfak duvarı yıkıldı, her taraf toz toprak ve harabe hale geldi, tozlar tozlara karıştı...

Sonra sıra ennn zor kısma, seçmeye geldi. 

Önce mutfak dolap kapakları…

Mat istiyorum diyerek olasılıkları yarı yarıya azaltmama rağmen hala bir çok seçenek vardı. Tek renk, altı ayrı üstü ayrı renk veya bir kapağı ayrı diğeri ayrı renk mutfaklar, düz veya ağaç dokulu, şekilli ,oymalı, camlı, camsız dolap kapakları…

Arkadaşlarımın “nooolur beyaz olsun, bari üstü tarafı beyaz olsun” baskılarına direnen ve ağaç dokusu seven biri olarak akçaağaç ve italyan cevizinde karar kıldım. 12 yıl boyunca mor dolaplı /yeşil duvarlı  mutfak kullanmış biri olarak bence oldukça sade bir seçim oldu. Eee bunun banko üstü ve yer seramiği, graniti ve duvar boyası da var seç bakalım…

ya kapılar… kapıların rengi, biçimi, camlı mı camsız mı olacağı, kapısız olan mutfak ve salona kemer mi  yoksa ahşap kiriş mi yapılacağı…

Sırada banyo var ;tamam mat ve açık renk olacak orası kesin de nasıl bişey olacak? Hadi internette aramalar başlasın. Aman Allahım nasıl gösterişli banyolar onlar öyle! Sanki saray banyoları. Biz mi gösterişe bu kadar düşkünüz yoksa bütün dünya da trend böyle mi? 

Antik tarzda beğendiğim iki model de seramik dükkanlarında yok ,”eski model artık satılmıyo” diyor dükkan sahibi “belki Karabağlarda olabilir” nasıl gideceğim, gezeceğim Karabağlarda...

Arkadaşım “duvar kağıdını düşündün mü” diyor. Haydaaa banyo için de duvar kağıtları varmış. Biraz da onları araştırıyorum ama beğendiğim olmuyor,  mecburen seramikteki üçüncü tercihimde  karar kılıyorum.

Şimdi duvarların rengini seçelim…

Bin tane ton var nerdeyse ,seç  seçebilirsen. Öyle güzel renkler var ki her duvarı ayrı renk boyatmak istiyorum. Arkadaşlarımdan bir sürü öneri, fikir, yorum alıyorum:

Yatak odası lila mı eflatun mu olsa acaba diyorum “depresyon yapar”, her odayı farklı renk yapsam diyorum “gözü yorar”, koyu renk yapayım diyorum ” kasvetli olur”, açıklı koyulu boyatsam “niye duvar kağıdı yapmıyorsun?”

Düşünüp taşınıyor veee sonundaaa.....bir şarap açmaya karar veriyorum :)

Beynim zonkluyor…seç…seç…seç…seç…


O kadar çok seçim yaptım ki hatırlayamıyorum bile. Bakalım her şey bittikten sonra  “aaaa ne güzel olduuu” mu yoksa “bu ne yaaa, naaaptım ben?” mi diyeceğim.


 
Hikmet Barutçugil